Gel Bahâr!

Gel bahâr erit, bu yolun karını,
Geçen seneleri anmayalım hiç
Dinle bülbüllerin şarkılarını,
Güllerin kıpkızıl şarabını iç,
Bu dünya bir büyük meyhânedir, gel!

Saçında baygın bir gül kokusu var…
Dudakların kızıl, karanfil gibi.
Gözlerinde gülsün mine ışıklar,
Sesinle büyüle çarpan her kalbi.
Bu hayat zâten bir efsânedir, gel!

Ben mi çıldırmışım, sen mi delirdin?
Yalvaran sesimden bu kaçış neye?
Git dediğim zaman koşar gelirdin;
Gel şimdi de, inan bu efsaneye;
Şimdi günler bir peymânedir, gel!

Gel bahâr, gel bahâr, yakınlarda gül!
Denize renginden armağan bırak;
Ufuklarda gezin, semâya süzül,
Sonra yavaş yavaş in, içime ak!
Gönlüm hasretinle divânedir, gel!

Diğer Halide Nusret Zorlutuna Şiirleri

Arz-ı Hâl
Yayla Türküsü
Kum Saati
Yakarış
Sevmek

  Yorumlar

Hiç yorum yapılmamış.
Yorum Yap
*Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.